|
Türkiye'de internet eğitimi
Türkiye'de eğitimde internet 1980'li yılların ikinci
yarısında üniversitelerde başladı ve 1990'lı yıllarda yaygınlaştı. 1990'lı
yılların ortalarında ise ilk ve orta öğretimde somut ve aktif kullanıma
uygun bir takım uygulamalar ortaya çıktı.
Milli Eğitim Bakanlığı' nın Temel Eğitim projesi (TEP) ile eğitimde internet'
in kullanımı oldukça iyi bir gelişim izleyeceği düşünceleri hakimdir. Temel
Eğitim Projesi normalde temel eğitimin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasına yönelik
bir projedir. Bu projeyle ilkokullar ilköğretim kurullarına dönüştürülmekte
ve bu yapılırken temel bilgisayar eğitimi de bunun kapsamı içerisinde
düşünülmektedir. Bu doğrultuda M.E.B. yaklaşık 22 bin civarındaki ilköğretim
kurumlarına bilgisayar laboratuarı kurmayı amaçlamaktadır. Okulların
bilgisayar laboratuarlarına kavuşmasıyla birlikte, bütün okulları içine alan
büyük bir eğitim ağı kurulmaktadır. Bu ağa Milli Eğitim Bakanlığı bilgi ağı
anlamına gelen MEB.NET denilmektedir. Buna ilaveten bu sistem bütün
okulların internet kullanımına geçişini hedeflemektedir.
Laboratuarların kurulması ile birlikte, kısa bir zaman içerisinde okulların
hem internet' e erişimleri sağlanacak, hem de internet aracılığıyla ortak
projeler üretmeleri ve birbirleriyle bağlantı kurmaları mümkün olacaktır.
İleride derslerin ve sınavların internet üzerinden verilmesi sağlanabilir.
Bunun etkin bir biçimde sağlanabilmesi için başta öğretmenlerin eğitilmesi
gerekmekte ve bu konuda M.E.B. tarafından uygulamalar başlamıştır.
İnternet kullanımının öğretim kurulları tarafından iyi bir şekilde oturtulup
öğrencilere benimsetebilmek için bazı önlemler ve geliştirici uygulamalar
yapılması öngörülmektedir:
Okullardaki mevcut laboratuvarlar yeterli değildir.Çocukların boş
saatlerinde laboratuar kullanmaları henüz mümkün değil.Teneffüsler, ders
çıkışı veya hafta sonlarında İnternet'te çalışabilecekleri ortamlar
yaratılmalıdır.
Uzaktan eğitim materyalleri yeterince geliştirilmiş değildir. Özellikle
Türkiye' de geliştirilmiş, çeşitli yaş gruplarına uygun web siteleri
oluşturulmalıdır. Kaynakların çoğu yurt dışında ve İngilizce olarak
geliştirildikleri için küçük yaşta olup da yeterli İngilizcesi olmayanların
bu kaynaklardan faydalanabilmeleri mümkün değildir.
Donanımla ilgili alt yapı sorunlarının da çözülmesi örneğin üzerinde
rahatlıkla görüntülerin izlenebildiği, ses dosyalarının dinlenebildiği bir
yapıya dönüştürülmesi, eğitici materyalleri birçok insanın anında izlemesi
açısından gereklidir.
Daha çok sayıda bilgilendirici ve düzeyli içerik sağlayıcı kuruluşların
faaliyetleri desteklenmelidir.
İnternet'in eğitimde kullanımı sadece okullarla sınırlı olmayıp evlerde de
kullanılması desteklenmelidir. Bu konuda velileri de bilinçlendirecek ve
yönlendirecek kaynaklar geliştirilmelidir.
Çocuklar ödevlerini internet üzerinden, öğretmenleriyle yazışarak ve
araştırma olanaklarının zenginliğinden yararlanarak yapabiliyorlar. Bu
şekilde bilgisayar yoluyla bilgi, pek çok kişi tarafından yayılıyor ve
paylaşılıyor. Bilgiyi yayarken kelime-işlem programlarıyla yazı yazabilme,
birtakım verilerden grafik ya da tablolar üretebilme, görüntü işleme
programlarıyla resim yapabilme gibi bazı bilgisayar becerilerine sahip olmak
gerekiyor. Kullanıcılar bu becerilere sahipseler başkalarının üretmiş
oldukları bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Buna ilaveten kullanıcının bir
web sitesini bulabilme, konuya veya kavrama göre sorgulamalar yapabilme
yeteneklerini de geliştirmesi gerekiyor. Tüm bu becerilerin temel eğitim
kapsamında öğrencilere verilmesi beklenmektedir.
İnternetin çocukların bütün dünyadaki bilgi kanallarına ulaşabilmesini
sağlamak ve kendi düşüncelerini ve üretimini arkadaşlarıyla paylaşmasını
sağlamak gibi avantajları onların eğitimleri ve kendilerini
geliştirmelerinde çok önemli bir konudur.
Dikkat!
İnternet'in yukarıda saydığımız avantajlarına bir de çocuklar tarafından
kötü niyetli olarak kullanılması durumunda dezavantajlarını da eklemeliyiz.
Örneğin bazı çocuklar ana babalarının kredi kartı numarasını öğrenip
internet üzerinden alışveriş yapabilirler. Bu biraz da para çalma gibi bir
hırsızlık olayının çağa uygun haline dönüşmesi demek oluyor. Bu nedenle
ebeveynlere çocuklarının internetle ilişkisini sadece avantajları değil, bu
gibi kötü sonuçlar doğuracak yan etkilerini de göz önünde bulundurarak
çocuklarını kontrol altında tutmaları önerilebilir. Bilgisayarla yakından
ilgili bazı çocuklar bazı web sitelerine girip, bu sitelere zarar
verebiliyorlar. Bunun bir eve girip hırsızlık yapıp, zarar vermekten farklı
olmadığı çocuklara ebeveynleri tarafından uygun bir dille anlatılması
gereklidir. Bu noktada bu gibi sorunları gidermek amacıyla, internet servis
sağlayıcılar yaptıkları sözleşmelerin bazı önkoşullar ve anlaşmalar
içermesini isteyebilir ve bu yolla istenmeyen web sitelerine girilmesini
önleyici tedbirler alabilirler. Ayrıca çocukların bilgisayarına kurulan ve
çocuk web sitesine bağlanırken o sitenin, aşırı şiddet veya seks unsuru
taşıyıp taşımadığını kontrol eden programlar vardır. Eğer ki erişilmeye
çalışılan site bu unsurları içeriyorsa, program sitenin ekrana gelmesini
engellemektedir ve ekranda bu siteyi açamayacağına dair bir uyarı
belirmektedir.
İnternetteki Yabancılara Karşı Çocuğunuzu Uyarın
Tüm ana ve babalar çocuklarının hiç tanımadıkları sokakta tanıştıkları
yabancılarla ilişkilerde dikkatli davranmaları gerektiğini çocuklarına hep
öğütlerler. Ancak çocuğunuz bu tür kötü niyetli yabancılarla sokakta değil
de chat odasında çıkarsa neler yapılmalıdır? İnternet üzerinden haberleşme
ve karşılıklı konuşma imkanı çocuklar için yeni ve ciddi bir tehlike
oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'da
internetteki chat odalarında çocuklarla sanki çocukmuş gibi konuşan ve
onların en özel bilgilerini öğrenen kötü niyetli kişilerin varlığı ve
bunların çocuk kaçırma olaylarına karıştığı belirlenmiştir. Örneğin
Amerika'da şimdiye kadar 1600 kadar çocuk internet yoluyla kandırılarak
kaçırılmıştır. Ülkemiz açısından bu durum bu ölçekte olmasa dahi çocukların
internet kullanımı gün geçtikçe arttığı için ülkemiz açısından da önemli bir
gündem maddesi olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Çocukları internet kullanan
anne ve babaların çocuklarını tanımadıkları insanlarla chat yaparken ve
mektuplaşırken (e-mail) kendi özel bilgilerini örneğin telefon numarası,
adres ve gerçek isimlerini vermemeleri konusunda çocuklarını uyarmaları
gerekmektedir.
Sonuç olarak, çocuklar için internet çeşitli nedenlerle anne babalarından
gizleyecekleri, mahrem bir faaliyet alanı olmamalıdır. Çocuklarınızla samimi
bir ilişkiye girip, internet üzerinde neler yapabileceğine dair kesin bir
fikre sahip olmak ve onun özel yaşamını tümüyle bozmadan uyarıcı olmak
gerekmektedir.
|
|