Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yalnız uyuyamayan çocuklar

"-Anneee! Uyuyamıyorum...Çok kötü bir rüya gördüm." 4 yaşındaki kızının bu çağrısı Gülhan'ı derin uykusundan çekip alıyor. Kızının odasına gitmeden önce saatine bir göz atıyor: 02.00.. Ertesi gün hazırlaması gereken bir semineri var ve deliksiz bir uykuya çok ihtiyacı var...

Bu ve benzer senaryolar pek çok ailede neredeyse her gece tekrarlanıyor. Gece yarısı ağlamaklı bir ses tonu ile anne-babasının yatağında kendisine yer açmaya çalışan minikler ve "acaba doğru mu yapıyoruz?" diye düşünen, uykusuz kalmaktan perişan olmuş ebeveynler..

Yalnız kalmaktan korkmak insanlık tarihi kadar eski bir korkudur. Buna rağmen birkaç nesil öncesine kadar anne-babaların yatak odaları çocuklar için ulaşılmaz bir yer iken günümüzde "aile yatakları" olağan hale geldi..Bunun pek çok sebebinden biri günümüz ailelerinin psikolojik öneriler bombardımanına tutulması sebebiyle hatalı davranmaktan çok çekindikleri ve 24 saat boyunca çocukları için var olmaları gerektiğini düşünmeleridir.. Günümüz annelerinin pek çoğunun aktif iş hayatı nedeniyle çocuğuna yeterince vakit ayıramadığını düşünmesi de bu davranışın sebeplerinden biridir. Öte yandan bu devamlı beraberliğin çocukları için zararlı olabileceğini düşünen ailelerin kafası iyice karışıyor....

Ne yapmalıyız:

Anne-baba yatağına sadece misafir olarak gelen çocuklarla ilgili bir endişe duymamız gerekmiyor. Özellikle küçük yaştaki çocukların kabuslar görüp korkuyla uyanmaları, karanlıkta uyumak istememeleri yada yalnız kalmaktan korkmaları son derece doğaldır. Anne-babanın da bu durumda çocuklarını yatağına alması doğal bir davranıştır. "Ama" anne-baba yatağı kesin olarak ara sıra ziyaret edilen bir yatak olmalı ve kesinlikle çocuğun kendi yatağı haline gelmemelidir. Normal şartlarda çocuklar 2 yaşından itibaren problemsiz olarak geceyi anne-babalarından ayrı geçirmeye hazırdırlar. Bu yaşta çocuklar yetişkinlerin kendilerine ait özel bir hayatları olduğunu ve her an kendileri için var olmadıklarını anlayabilirler.. Ama eğer durum böyle değilse bile mutlaka bir sınır konulmalı ve çocuğun ilkokula başladığı 7-8 yaşlarından itibaren anne-baba yatağı sadece çok özel durumlarda paylaşılan bir yer olmalıdır. Bu özel durumlar şunlar olabilir:
 
bullet

Korku, yalnız başına olma korkusu (kötü bir rüya görmek yada deprem vb.)
 

bullet

Aileden birinin ağır bir hastalık geçirmesi.
 

bullet

Ailenin oturduğu evi hatta şehri değiştirmesi yada değiştirmek üzere olması.
 

bullet

Okula başlama yada okul değişikliği.
 

bullet

Aile içi şiddetli tartışmalar.
 

bullet

Çocuğun ciddi bir rahatsızlık geçirmesi yada hastaneye yatması.

Yukarıdaki yada benzer sebeplerden biri olmadığı sürece anne-baba olarak kararlı olun ve çocuğunuzun sizi köşeye sıkıştırmasına izin vermeyin.. Çocuklar yeni bahaneler bulmak konusunda son derece yaratıcıdırlar..Çocuğunuzun sizin yatağınızdan vazgeçmesi için aşağıdaki tavsiyeleri deneyebilirsiniz:
 
bullet

Bu değişiklik için kendinize ve çocuğunuza yeterli zamanı tanıyın ve sabırlı olun. Çocuğun kendi yatağına alışması 2 hafta kadar sürebilir.
 

bullet

Çocuğunuzun yaşına uygun bir dille sizin de geceleri huzurlu bir uykuya ihtiyacınız olduğunu ama özel durumlarda her zaman sizin yanınıza gelebileceğini anlatın.
 

bullet

Bu değişim sürecinde çocuğunuza normalde olduğundan daha fazla sevgi gösterin ve bir süre için onu şımartın. Uyku için bir program belirleyin (ılık bir banyo, masal okuma, müzik dinleme yada ninni söyleme v.b.) ve bu programı düzenli olarak uygulayın.
 

bullet

Yatak odanızda çocuğunuzun hoşuna gidebilecek yumuşak yastıkları, peluş hayvanları ortadan kaldırın ve bunun yerine çocuk odasını daha sevimli ve rahat bir hale getirin.
 

bullet

Mutlaka sizin odanızda yatmak istiyorsa sizin odanızda bir yer yatağında yada benzeri bir ek yatakta yatmasına izin verin. Zamanla kendi yatağının rahatlığını buna tercih edecektir.
 

bullet

Koridorda hafif bir ışıklandırma ile karanlık korkusunun üstesinden gelebilirsiniz. Çocuğun yatağını dışarıdan gelebilecek garip ışık-gölge oyunlarını görmeyeceği bir yere kurun.
 

bullet

Kapıları açık bırakın. Hem çocuk odasının hem kendi yatak odanızın kapısını mutlaka açık bırakın. Sizin ulaşılabilir olmanız ona huzur verir.
 

bullet

Sabahları uyandıktan sonra kısa bir süre için yatağınıza gelip keyif yapmasına izin verin. Bu hem onun hem de sizin için güne başlarken bir moral kaynağı olacaktır.
 

bullet

Siz çocuğunuzun yatağına yatın. Eğer çocuğunuz geceleri sizin yatağınıza yatmak konusunda ısrarlı ise siz de onun yatağına yatın. Kararının birdenbire değişeceğini göreceksiniz.

Dikkat: birkaç ay süren korku durumlarında mutlaka psikolojik yardım alın.

          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.