Çocuk, ana rahmine düştüğü andan itibaren, hukuk
tarafından korunur. Cenin halinde iken onun bir kişiliği bulunmaz. Kişiliği
ancak tam ve sağ doğmasıyla başlar. Tam ve sağ doğduğu anda da ana rahmine
düştüğü andan beri tüm hukuksal kazanımları ve borçları yürürlüğe girer.
Embriyo ve fetüs haklarındaki kanun yasaları şunlardır:
Medeni Yasa'nın 524 ve 525'inci Maddeleri :
Sağ doğmak koşuluyla cenin, ana rahmine düştüğü andan itibaren mirasçı olur.
Medeni Yasa'nın 584'üncü Maddesi :
Bir kişi ölür de, mirası açıldığı anda onun mirasçıları arasında cenin
bulunduğu görülürse, mirasın paylaşılması onun doğumuna kadar ertelenir.
Medeni Yasa'nın 296'ıncı Maddesi :
Evlilik dışı hamile kalan bir kadın, babaya karşı babalık davasını doğumdan
önce de, yani hamile iken de açabilir. Yine bu tür davalarda, davacı kadın,
doğacak çocuğun tüm haklarının korunması amacıyla, mahkemeden bir kayyım
tayini isteyebilir.
Medeni Yasa'nın 377'inci Maddesi :
Baba, anne hamile iken ölürse, anne dilerse, çocuk doğuncaya kadar miras
mallarının muhafazası ve yönetimi için de mahkemeden bir kayyım tayini
isteyebilir. Hatta, anne daha hamile iken, mahkeme taraflardan birine
doğacak çocuğun velayetini vermek üzere bir karar da verebilir.
Borçlar Yasası'nın 45'inci Maddesi :
Cenin, anne karnında iken babası herhangi bir şekilde öldürülür ise,
doğduktan sonra, babasının desteğinden mahrum kaldığından bahisle, sorumlu
kişiye karşı dava açabilir. Bu dava elbette tazminat davası olacak ve bir
temsilci vasıtasıyla açılacaktır.
Borçlar Yasası'nın 47'inci Maddesi :
Cenin, 45'inci maddeye dayanarak doğduktan sonra maddi tazminat davası
açabileceği gibi, babasız ve desteksiz büyümenin kendisine verdiği elem ve
ıstıraba karşılık manevi tazminat davası da açabilir.
Borçlar Yasası'nın 111'inci Maddesi :
Ana rahmindeki çocuğa, daha o doğmadan her türlü bağış yapılabilir, bunlar
geçerlidir. Ancak, çocuğun bunlara hak kazanması için tam ve sağ olarak
doğması icap edecektir.
Medeni Yasa'nın 298'inci Maddesi :
Kadın davacı olmasa dahi, mahkeme evlilik dışı bir doğumdan haberdar
edildiği taktirde, çocuğun haklarını korumak için derhal bir kayyım tayin
eder. Bu durumda mahkeme ana veya babanın velayeti iyi bir şekilde ifa
edemeyeceği kanaatine varırsa, bu taktirde çocuğa bir vasi seçecektir.
Ceza yasası'nın 468'inci Maddesi :
Bir kadını rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye 7-12 yıl hapis cezası
verilir. Kadının rızası olup da, çocuk eğer 10 haftadan fazla ise ve çocuğu
düşürmede hiçbir tıbbi zaruret yok ise, düşürtene 2-5 yıl hapis cezası ve
aynı ceza kadına da verilir. Eğer kadının rızası yok iken, çocuk düşürtülür
ve bu fiil sonucu kadın ölürse, düşürtene 15-20 yıl hapis cezası, aynı
şekilde kadının rızası olmaksızın çocuk düşürtülür ve fakat kadın ölmeyip
bir bedeni eksikliğe maruz kalırsa 8-12 yıl çocuğu düşürtene verilir.
Ceza Yasası'nın469'uncu Maddesi :
Eğer bir kadın, 10 haftadan fazla olan çocuğunu kendi isteği ile düşürürse,
ona 1-4 yıl hapis cezası, böyle bir kadına yardım eden, tahrik eden veya
araç temin eden kişiye 6 ay-2 yıl hapis cezası verilir.
Ceza Yasası'nın 470'inci Maddesi :
Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse gebelik süresi 10 haftadan az
olan bir kadına kendi rızası ile düşük yaptırdığı takdirde, 2-4 yıl hapis
cezası ile cezalandırılır.
Ceza Yasası'nın 471'inci Maddesi :
Rızası olmaksızın bir kadının üzerinde sterilizasyon(kısırlaştırma) yapan
kimse 2-5 yıl hapis cezası ile cezalandırılırken, sterilizasyonu yapan
kimsenin böyle bir ameliyat yapma yetkisi yok ise, o takdirde kadının rızası
bile olsa o şahsa 1-3 yıl hapis cezası verilir.